Eğitim İçin Her Şey Her Şey Eğitim İçin

Doğumdan ölüme hayatı gezmek isteyenlere

  Türkiye'nin ilk ''Kültürel Miras Müzesi''nde doğumdan ölüme hayatın her ritüeli tiyatrolaştırılarak yaşatılmaya çalışılıyor

Doğumdan ölüme hayatı gezmek isteyenlere
06 Şubat 2013 Çarsamba 16:50 -

 

Bu müze bilinen müzelerden çok farklı, içinde masal da anlatılıyor, köy seyirlik oyunları da oynanıyor, kına gecesi yapılıp, cenaze töreni de düzenleniyor.

Türkiye'nin ilk yaşayan müzesi ''Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi'' doğumdan ölüme hayatın her ritüelini genç kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

Gazi Üniversitesi Türk Halk Bilimi Araştırma Uygulama Merkezi, Altındağ Belediyesi ve Kalkınma Ajansı işbirliğiyle hazırlanan müzede, Ankara'nın sözlü anlatım, geleneksel tiyatro, toplumsal uygulamalar, el sanatları geleneğiyle doğa ve evrenle ilgili bilgiler, üniversite öğrencileri tarafından tiyatrolaştırılarak yaşatılmaya çalışılıyor.

Müzenin kurucu başkanı ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, müzeyle ilgili bilgiler verdi.

Oğuz, ''Bu müzede, bir binası olmadığı için yıkıldığını, yok olduğunu fark etmediğimiz ve adına 'somut olmayan kültürel miras' dediğimiz miraslarımızın halk tarafından tekrar hatırlanmasını sağlayacağız'' dedi.

Eskiden müze denilince camekanların ardında antik değeri olan objeler, heykellerin akla geldiğini ancak bunun son dönemlerde değiştiğini belirten Oğuz, ''Artık insan odaklı katılımı, kişilerin kültürü yaşayarak öğrenmesini esas alan bir başka müzecilik tarzı gelişti. Bu tarz müzecilik ise somut olmayan kültürel mirasın aktarımında en iyi modellerden birisi'' diye konuştu.

    

Bir varmış, bir yokmuş

Sözlü kültür geleneğinin toplum için önemli olduğunu söyleyen Oğuz, müzede eğitimli masal anlatıcılarının bulunduğunu söyledi.

Halkbilimi öğrencilerinin bir yıldır Ankara'nın bütün köylerini, ilçelerini dolaşarak, dijital ortamda on binlerce sayfa tutan ''Ankara'nın somut olmayan kültürel mirası'' envanterini tespit ettiklerini kaydeden Oğuz, müzedeki masal anlatıcılarının derlenen Ankara masallarını büyük, küçük herkese anlatacağını ifade etti.

    

Doğumdan ölüme bütün evreler müzede canlandırılacak

Köklü bir tarihe sahip Ankara'nın geleneksel tiyatrosu, dansları, oyunları, muhabbet meclisleri müzede anlatılacak, Ankaralıların nasıl bir gösteri sanatına sahip olduklarını gözler önüne serecek.

Yaşayan kültürün bir de doğumdan ölüme kadar kız isteme, diş hediği, kırklama, sünnet, kına gecesi, düğün, gerdek, askere uğurlama, hacca uğurlama, cenaze gibi toplumsal uygulamalar boyutu var. Oğuz, müzede bunların da temsil edilmesinin önemine işaret etti.

''Bütün ritüeller, davranış kalıpları, toplumsal uygulamalar. Ne yazık ki gençlerin artık bilgisi dahilinde değil'' diyen Oğuz, şöyle devam etti:

''Artık cenazeler camilerden büyük törenlerle genellikle çocuklar okuldayken kaldırılıyor. Çocuklar cenazede nasıl 'başın sağ olsun', nasıl 'Allah rahmet eylesin', nasıl 'mekanı cennet olsun' diyecek, bunları bilmiyor. Genellikle televizyondan öğrendiği kadar ve başka bir kültüre ait olan 'toprağı bol olsun' ifadesini kullanıyor. Oysa bizim kültürümüzde toprağın bolluğu değil uhrevi dünyadaki mekanın genişliğidir esas olan.''

Oğuz, düğün öncesindeki önemli ritüellerden gelin hamamı ve damat hamamının da yavaş yavaş ortadan kalktığını, bunların yerinin ise Türk kültüründe olmayan bekarlığa veda partisinin aldığı ifade ederek, bunların da müzede yeniden hatırlatacağını kaydetti.

Oğuz, mutfak kültürü, geleneksel tedavi yöntemleri, geleneksel mimari tekniklerinin yanı sıra unutulmaya yüz tutan ıhlamur baskı taş baskı gibi geleneksel el sanatlarını da müzeye aktaracaklarını söyledi.

    

Etkinlik takvimlerini takip edin   

Oğuz, müzede etkinliklerin bir takvim çerçevesinde süreceğine belirterek, yakın bir zamanda takvimin tamamlanıp yayınlanacağını bildirdi.

''Etkinliklerimiz her gün olacak, her geldiğinizde bir masalcı bulamayabilirsiniz ama her seferinde bir etkinlik bulursunuz'' diyen Oğuz, büyük grupların taleplerine yönelik konsept oluşturacaklarını da belirtti.

Oğuz, kültür aktarımında katılımın esas olduğunu belirterek, ''Diyelim ki bir gelin adayı 'Ben Ankara da usulüne uygun bir kına gecesi yapmak istiyorum ama bilmiyorum' diyor. Biz konağımızı, müzemizi açıyoruz, onlar kendi misafirleriyle geliyorlar ve geleneksel kınayı biz onlara öğretiyoruz. Adeta geleneksel Ankara evinde, belki 19. yüzyıldaki gibi kına türküleriyle gelini ağlatarak uğurlayacağız'' diye konuştu.

Bu arada, Hamamönü'ndeki bir konağın restore edilmesiyle hizmete açılan Ankara'nın Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi için www.kulturelmirasmuzesi.com adresinden ayrıntılı bilgiye ulaşılabilmekte.

 

 

 

AA




0
0

Sen de Eğitim Hakkındaki Düşünceni Söyle

SÖZ SIRASI SENDE


1500 harf sınırı vardır.(Kalan 1500 harf)


eğitimnerede.com

'u Keşfet*
+ Modüller


© 2013 egitimnerede.com